TAVSANLI ANADOLU LİSESİ
  Genel
 

       TAVŞANLI TARİHİ
 



MÖ. . 3000 yılına ait buluntular, köklü bir kültürel mirası belgelerken, Vakıf köyünde tek kalmış piramidal çam ormanı dünya çapında ziyaretçilerin uğrak yeri, ilçemizin de önemli bir servetidir. Bu yönleri ile turizm potansiyelini de oluşturmaktadır. Cuma ve cumartesileri kurulan pazar, Türkiye'nin en büyük pazarlarındandır. Tavşanlı ilçesi, çok eski ve zengin kültürel yapı üzerinde yükselmiş, şirin ve sürekli ekonomik canlılığı ile hızla gelişip, büyüyen ilçelerimizden birisidir. Bu ekonomik canlılığın belkemiği kömür, leblebi ve yumurtadır. Tavşanlı'nın çeşitli yerlerinde yapılan araştırmalarda elde edilen buluntular, Tarihin kalkolitik çağda başladığını göstermektedir.Tavşanlı Belediyesinin bünyesinde bulunan Tavşanlı Belediye Müzesinde de sergilenen, çeşitli kaliteli buluntular, neolitik, kalkolitik, eski tunç dönemlerinde,  Tavşanlı'da ki zengin kültürün varlığını gözler önüne sermektedir. Tavşanlı'ya 5 km. uzaklıktaki Firig kay mezarı, bu bölgenin, FHRYGİA EPİCTETUS (küçük firigya) olarak adlandırılmasının işaret taşı konumundadır. Henüz kazı yapılmamış, Tavşanlı höyüğü ve yakın çevredeki üç höyük, Tavşanlı'nın tarihini ayrıntılarla aydınlatacak, kültür hazinesi olarak, korunurken dört önemli yerleşmenin göstergesi olarak beklemektedir. Kent içinde, çeşitli yerlerdeki mermer, stel,  lahit, lahit kapağı ve bazı mimari yapıtlarda,  yoğun bir Roma yerleşmesinin bulunduğunu belgelemektedir. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasıyla, Bizans topraklarında kalan kent, Türklerin Anadolu'ya girmesiyle önce Anadolu Selçuklularına daha sonra Germiyanoğullarına bağlanmıştır. 1378 yılında,  Germiyanoğlu Süleyman Şah Kızı Devlet hatunun Yıldırım Beyazıt ile evlenmesi üzerine Osmanlılara çeyiz olarak verilmiştir. Eğrigöz, Budagan ve Yaylacık Dağlarıyla çevrili çok sayıda derenin açtığı vadilerin tabanında kurulmuştur. İl merkezine uzaklığı 44km'dir. Adını, Osmanlı Sultanı Yıldırım Beyazıt'm şehzade iken bölgede yaptığı tavşan avı sırasında koyduğu söylenir. Evliya Çelebi de "Tavşanı bol bir avlak" olduğunu ve "kale içinde kurulduğunu" belirtmektedir. Kayı, Derbent, Beyköy ve Tunçbilek civarında Hitit izlerine rastlanmıştır. Germiyanlılar tarafından Bizans'tan alınan Tavşanlı hakkında belgeli tarihi bilgiler fazla değildir. Devlet Hatun'un Osmanlı Sarayına gelin gitmesiyle Tavşanlı da Osmanlılara verilen çeyiz topraklar arasında yer almıştır. <BR><BR>   1911 yılında Kütahya'ya bağlı nahiye merkezi iken ilçe olmuştur. 3 Eylül 1922'de düşman işgalinden kurtulmuştur. 1928 yılında kurulan demiryolu, 1939'da kurulan Garp Linyitleri İşletmesi Müessesesi ve 1955'de kurulan Termik Santral ile hızlı bir gelişme gösteren Tavşanlı, Kütahya'nın ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır.  Linyit, borit, krom, asbest, talk, antimun, manganez, demir madenleri işletilmekte ve İlçeye büyük girdi sağlamaktadır. Kocasu Çayı üzerinde sulama göleti ve Kaya-boğazı Baraj Gölü kuruludur. İlçeye 6 km uzaklıktaki Göbel Kaplıcaları romatizmal hastalıklara şifa arayanların durağıdır. Ayrıca Dereli Kaplıcaları suları 38-40 C olup, muhtelif hastalıklara banyo yolu ile iyi gelmektedir. İğne Oyaları, leblebisi, bozulmamış doğal güzellikleri, orman varlığı ile ünlü Tavşanlı Vakıf Ormanında yetişen Pramidal Karaçam ile literatüre geçmiştir.

ULAŞIM
İç Batı Anadolu eşiği üzerindeki önemli kavşaklardan biri olan Kütahya da, kara ve demiryolları, İç Anadolu, Marmara Bölgesi, Göller yöresi üzerinden Akdeniz kıyılarına ve Ege kıyılarına bağlantıda düğüm noktası oluşmaktadır.  Tavşanlı ilçesi, Ülke ulaşım ağında karayolu ulaşımı olarak önemli işleve sahip değildir. Ancak Tavşanlı ilçesi, GLİ Tunçbilek Kömür işletmelerinde üretilen kömürün dağıtımının ana odak noktasını oluşturmasına ve Karayolları tarafından önemli projelere sahip olmasına rağmen, hazırlanan projelerin hayata geçirilememesi nedeni ile Tavşanlı ilçesinin Bursa-Balıkesir-İzmir karayolu bağlantılarında sorunlarla karşılaşılmaktadır. Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ulaşım politikalarındaki temel uygulamanın demiryolu ağırlıklı olması nedeni ile Tavşanlı bu alanda ara nokta haline gelmiştir. 1951 yılında yapımı tamamlanan Kütahya-Balıkesir demiryolu ile Tavşanlı-İzmir ve Bandırma hattına bağlanmıştır.Böylece Ankara, Eskişehir ve Afyon'un Batı Anadolu ile bağlantısında insan ve yük taşımacılığı olarak Tavşanlı önemli bir konuma sahip olmuştur.

Tavşanlı Tanıtımı
İlk kaymakamı:Bursa;lı Kâmil Bey'dir. Yeri:Türkiye'nin batısındadır. Ege bölgesi içinde Marmara bölgesi sınırındadır. Kütahya'nın kuzey batısına düşer Kuzeyinde Domaniç ilçesi, güneyinde Simav, Emet ilçeleri ve Kütahya, batısında Simav ilçesi ile çevrilidir.Kütahya İline bağlı en büyük ilçelerden biridir. Tavşanlı yüz ölçümü  1804 km2. dir. Tavşanlı İlçesi 2000 yılı nüfus sayısı sonuçlarına göre 47174 ilçe merkezi nüfusu, 53502 kırsal nüfusu ile Kütahya ilinin önemli bir ilçesidir. Tavşanlı ilçesine bağlı köy sayısı 95, belde sayısı 8'dir. Dağlar iç Anadolu Bölgesinden farklı olarak kütleler halinde değil diziler halindedir. İlin % 57'si dağ, % 11'i ova, % 31'i platodur.  Yerleşim İç Batı Anadolu ile Ege Bölgesinin kesişim noktasında yer almaktadır.  Tavşanlı İlçesi, güney-doğuda Kütahya, Kuzeyde Bozüyük, Güneyde Gediz, Güney-Batıda Emet ve Batı da Dursunbey ile sınır oluşturmaktadır.  Kütahya'ya olan uzaklığı ortalama 45 km'dir.

Düğün Adetleri
Her yerin kendine has atadan, dededen kalma adetleri vardır. Biz şimdi bir düğün hadisesinin evvelinden nihayetine Tavşanlı adetlerini anlatalım.Genç oğlan asker vakti gelince yakın aile efradı ona yakışacak kız aramaya başlarlar. Düğünlerde, kınalarda, çaylarda ve kaplıcalarda kız aranır. Münasip görülen kız, kız farkında olmadan oğlana gösterilir. Kızın uygun olduğu yakınları tarafından methedilerek oğlanın kıza karşı muhabbeti artırılır.Damadın rızası alınınca oğlanın babası ve annesi kız tarafına haber salıp dünürcü olduklarını söylerler. Pazartesi ve Perşembe akşamı yatsı namazından sonra en yakın akrabalarla ilk dünürlük yapılır.Bu merasim gayet seviyeli ve üst düzeyde bir misafirlik olduğundan çaylardan hemen sonra mevzua girilir, "Allah’ın izni, peygamberin kavli ile kızınıza oğlumuz için dünürlüğe geldik" derler.Kız evi hemen cevap vermez müsaade isterler."Biz de yakınlarımıza bir soralım" derler. Düşünüp karar verilir. "Allah nasip ettiyse olur" derler. Hemen kalkıp iltifatlarla, muhabbetle misafirleri kız evi uğurlar. Bu onların yani kız tarafının bir şeref nişanıdır. Çünkü belli yaşa gelen genç kıza dünürcü olması o ailenin itibarını arttırır. Gece gidilmesinin sebebi de karanlıkta kimse görmeden bu işi tamamlamaktır. Oğlana kız istedik te vermediler diye, damat adayı'nın gururunun kırılmamasıdır.Son olarak kesinleşen gün gelince yine akşam vakti aile efratları kız evine giderler. Eğer kız verilecekse izzet-i ikramdan, karşılamadan belli olur. Çay içimi arasında "ne oldu düşündünüz mü? Bu işi uzatmayalım" diye cemaat alayının yaşlı kurdu söze girer. Kız evi nazlanmaya "işte çocuğumuzun yaşı küçük, daha çeyizini bile tamamlayamadık" diye serzenişte bulunurlar.Yaşlı kurt hemen söze atılır. "Mendil verin hele biz beklemesini biliriz."Kız evi "Eh madem! Allah hayırlı etsin" derse oğlan tarafı "gelin kızımız gelsin, bir görelim" der. Gelin kız gelir, yaşlıların elini öper. Sonra mendil alma günü tespit edilir. Tespitleşen günde oğlan tarafının yakın eş dostları çağrılır. Herkes yakınlık derecesine göre hazırlıklıdır.Çiçekler yapılır, çikolatalar hazırlanır, çay şeker alınır. Önden kadınlar, arkadan erkekler düğün alayı gibi mendil almaya giderler.Kız evinde misafirlere şeker, çay ikram edilir. Oğlan evinden bir kadın talebi ile kız çağırılır eller öptürülür. Burada kaynana geline en büyük hediyeyi takar. Gelen misafire günümüzde mendil vermek adet oldu. Gelin kızı boş bırakmamak için ara sıra gelip-gitmeye devam edilir. Sonra nişan merasimi için gün tespit edilince taraflar birbirilerine alınacak 4 adet adana burgusu bilezik, zincirli beşibirlik, 2 metre zincir, set takımı, gümüş kemer, elmas yüzük ve küpe konuşulur. İki tara mutabakata varınca "kaç sofra gelelim" diye sorarlar. Nişan merasimine gidilirken takılarla beraber kızın nişan elbiseleri; iki ayakkabı, terlik, 3 has ipekten yapılmış çitili yazma konur. Bir tepsi baklava ve çöreklerle gidilir. Özellikle çörek süslenerek foçulara bağlanır. İleri gelen yengeler başının üstünde sallana sallana giderler. Kız gelen misafirleri karşıladıktan sonra önce kayınvalidenin elini, sonra da misafirlerin hepsinin elini öper. Kaynana büyük hediye takar, sonra yine yakınlık derecesine göre hediyeler verilir. Hazır olan sofralara oturulur. Yemekten sonra çaylar içilir ve oyunlar oynanır, eğlenilir ve sonra herkes evlerine gider. Bir hafta sonra nişan karşılığı olarak kız tarafı oğlan evine giderken damadın nişan yüzüğü, saat, künye, zincir, takım elbise, traş malzemeleri ve ayakkabıları ile varılır. Aynı şekilde yemekler yenilir, çaylar içilir ve eğlenildikten sonra dağılınır.Dünürler arası irtibat kopmamsı için haftada bir gidip gelinir. Bu arada düğün günü tesbit edilerek kızın nüfus cüzdanı almaya gidilir. Nüfus cüzdanı alındıktan sonra işlemler tamamlanarak nikah işlemi hazırlanır.Nikah fazla kalabalık olmadan sade bir törenle bir salonda nikah kıyılır. Sonra kına ve düğün günleri tespit edilir. Düğün hazırlıkları yapılır. Düğün hazırlıkları eğer kıza yeni bir ev tutulacak ise mobilyasından beyaz eşyasına varıncaya kadar karşılıklı olarak yeni ev tamamlanır. Kızın çeyizleri de eve getirilerek sarılır. Çeyizlerde; mutfak takımı, yatak takımları, damat ve gelinin iç ve dış giyecekleri vardır. İlçemizin Perşembe günü kına yakma adeti vardır. Gündüz kına yakmaya 5-6 sofra, kız evine gidilir ve kızın eline yakılarak süslenir. Sonra da başındaki duvakla kızın başından şekerler serpilerek eğlenilir. Cuma akşamı kına gecesi için salon kiralanır. Gelin süslendikten sonra o gece giyilecek kına giysileri ayarlanılır. O gece bütün elbiseler, şalvarların hepsi birer birer giyilip oynanır. Kına gecesi günü hediyeler takılır, gelen misafirlere haşhaşlı lokum, peynir, zeytin, yaprak sarması ve çay ikram edilir, eğlence sabaha kadar sürer.Cumartesi günü dinlenilir. Pazar günü düğün günüdür. Sabah da gelin saçları kuaföre giderek süslenir, gelinliği giyer ve taç takılır. Damat, arkadaşları ile birlikte sağdıcın evinde hazır bekler. Damat ve arkadaşları akşamdan, damat hamamına giderler ve hep beraber eğlenirler. Sağdıcın evine berber gelerek damadı tıraş eder. Damat elbiselerini giyerek hazır bekler. Pazar sabahı 10.00 da oğlan evinde davet başlar. Bu arada oğlanın arkadaşları da davullu zurnalı eğlenmeye başlamışlardır bile. Öğle namazına kadar davet sona erer, namazdan sonra konvoy halinde kız almaya gidilir. Kız tarafı da aile büyüklerini toplayarak hazır olarak beklemektedir. Konvoy kız evine vardığın da; önde hoca, sonra oğlan babası, varsa amcası, dayısı yani yakın akrabalarının erkekleri gelin indirmeye girerler. Bu arada davul alayı kız evinin önüne gelmiştir. Damadın arkadaşları oyun oynamaya başlarlar. Gelin arabaya bindiğinde konvoy halinde dolaştırılarak oğlan evine gelinir. Oğlanın babası gelini arabadan indirir ve kayınvalideye teslim eder. Bu arada damat adayı daha sağdıcın evindedir. Tam bu sırada damat arabayla evin önüne gelir ve aile büyüklerinin elini öperek davul alayını karşılar ve arkadaşları adet üzerine kız evinden bir kaç küçük cam kırar. Camlar damat tarafından hemen en kısa sürede taktırılır. Davul alayı bir müddet sonra dağılır. Akşam olunca yakın akrabalarla akşam yemeği yenir ve yatsı namazından sonra dualarla damat gelinin yanına girer ve yorucu bir hafta sonunda düğün merasimi bitmiş olur.
  

 

  Bugün 1 ziyaretçi (16 klik) kişi burdaydı!


    

(meb)

Eğitimle İlgili İçeriklere http://www.egitim.gov.tr Adresinden Erişebilirsiniz
e-okul

Veli Bilgilendirme Sistemi

İnternet Radro TV
Okul Web ve E-posta Hizmetleri Yönetim Panelleri

(googlee)



 
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK !!


(gOOgLe)
Google
(Gs) tavsanlianadolulisesi-k12.tr.gg

Tavşanlı Anadolu Lisesi - TAL - Kütahya-Tavsanli - Tavşanli Anadolu Lisesi MEB

©2009 - !! q@d!r !! Tavşanlı Anadolu Lisesi